Kendimizi anlatmak istiyoruz

Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman, “Biz bu ülkeye, insanlara tehlike arz eden insanlar değiliz. Tamamen ekmeğimizin peşinde koşuyoruz. Bugüne kadar bizimle alakalı en ufak bir yanlış iş kamuoyuna yansımış değildir. Kendimizi anlatmak istiyoruz” dedi.

sıfır atık, geri dönüşüm

Sokak Atık Toplayıcıları Derneği (SATDER) Başkanı Recep Karaman, son yıllarda kağıt toplayıcılarının sorunlarının sık sık gündeme geldiğini, yurt dışından gelen atıklar sebebiyle çok zorlandıklarını ve bu atıkların içerisinde kimyasal şişe atıklarının da olduğunu söyledi. Oda olarak birçok faaliyet gerçekleştirmek istediklerini söyleyen Karaman, yeni çıkacak yönetmeliğin kendileri için çok önemli bir adım olduğunu şu sözlerle ifade etti;
 “Sıfır Atık Yönetmeliğiyle birlikte atık satışımız yasal hale gelecek. 
İşletmeler artık atıkları (sokak toplayıcılarından aldığını) kayıt altına alabilecekler. Kayıt altına alınmaya başladığında da ortaya bir veri çıkacak.”

Kağıt toplayıcılarının taleplerini Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman gazetemize aktardı. Karaman, “Biz bu ülkeye, insanlara tehlike arz eden insanlar değiliz. Tamamen ekmeğimizin peşinde koşuyoruz. Bugüne kadar bizimle alakalı en ufak bir yanlış iş kamuoyuna yansımış değildir. Kendimizi anlatmak istiyoruz. Sonuçta çevre ve ekonomi için büyük bir iş yapıyoruz.” dedi.

Devlet geri dönüşüm firmalarını denetlemeli

Karaman’a göre ithal atık alan firmalar ülkenin ekonomisine ve çevreye zarar veriyor. Karaman, “Bir milyon insanın ekmeğini 12 tane holding sömürüyor. İthal atıkların ülke ekonomisine yıllık 10- 15 milyar lira zararı var. Kendi ülkemizdeki atıkları değerlendirip ekonomimize kazandıracağımıza diğer ülkelerin atıklarını alıyoruz ve atıkların yanında birde çöp alıyoruz. 

Geri dönüşüm firmalarının kendi bobin fiyatlarında herhangi bir düşüş olmamasına rağmen fiyatları yüzde 50’nin altına çekmeleri normal değil. Devlet bunu denetlenmelidir. Birde bu atıkları ve çöpleri ülkemize getirirken vergisiz getiriyorlar. Ya bir vergi ya da bir kota mutlaka konulmalıdır. Bu bilinmesine, görülmesine rağmen göz yumuluyor” diyor.

Sokak Atık Toplayıcıları Derneği Başkanı Recep Karaman yönetiminde 4 yıldır faaliyet gösteriyor. Karaman, derneği kurmalarındaki amacı kazanç sağlarken çok zor şartlar altında çalışmalarına, hiçbir sağlık güvencelerinin olmamasına ve her gün ekmek parası kazanmak için çıktıkları sokaklarda herhangi bir güvenliklerinin olmamasına rağmen yasal anlamda tanınmamalarını istemelerin bağlıyor. 4 yılın sonunda tüm çaba ve uğraşları sonuç vermiş, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çıkaracağı “Sıfır Atık” mevzuatıyla ilk defa sokak atık toplayıcılarının adı resmiyet kazanmış. Ancak Karaman haklarını savunmalarının bu mevzuatla bitmeyeceğini bunun sadece ilk adım olduğunu söyledi ve daha çok iş başaracaklarını belirtti.

Avrupa’nın ve Amerika’nın çöpleri ülkemize gelmeye başladı

12 geri dönüşüm firmasının emeklerini sömürdüğünü ifade eden Karaman, “Sokakta kağıt toplayıcıları olarak bu sektöre, ekonomiye ve çevreye çok ciddi katkıları olan insanlarız. Bunun yanında sahada yani sokaklarda çok zor şartlar altında, sağlıksız koşullar altında çalışıyoruz. Tüm bu zor çalışma koşullarımıza rağmen hiçbir yasal yönetmelikte tanımlamamız yok. Bu zorluklara ek olarak birde fırsat lobisi dediğimiz geri dönüşüm firmaları tarafından sürekli emeğimiz sömürülüyor.

Bu 12 geri dönüşüm firması zaman zaman bir araya gelip anlaşarak kendi bobin fiyatlarında herhangi bir düşüş yaşanmamasına rağmen iç piyasadaki kağıtları yarı fiyatına hatta dörtte bir fiyatına indiriyorlar. Son bir haftadır bunu yapıyorlar. Bunu yapmalarının nedeni de, yurt dışından getirdikleri ithal atıklar, ithal kağıtlardır. 
Bu atıkları getirdikleri için bin bir türlü gerekçeleri öne sürüyorlar. Gerekçelerinden bazıları da: ülkedeki geri dönüşüm malzemesinin yurt dışına oranla daha kirli olduğu yönünde. Bu tamamen bir yalan. Islak olduğunu söylüyorlar ancak bu kağıtları aldığınızda kazana atıp zaten ıslatıyorsunuz. Bu bir gerekçe olamaz tamamen bahanedir. 

İthal çöpleri alıyorlar

Kağıdı alıyorlar, bu kağıtların yanında birde ithal çöpleri alıyorlar. Yurt dışındaki firmalar atıkları topluyor ve kendi ülkelerinde ki çevre kuruluşlarından toplama bedellerini alıyorlar. Bunu bertaraf etmeleri gerekiyor, bertaraf etmeleri de maliyetli olduğu için en ucuz yolu seçip ülkemize gönderiyorlar. 

Daha önce Çin’e gönderiyorlardı. Çin’de çevresel ve ekonomik sorunlar ortaya çıkmaya başlayınca bir yasa çıkarttılar. Yasa çıktıktan sonra bütün Avrupa’nın ve Amerika’nın çöpleri ülkemize gelmeye başladı. Özellikle son 2 yıldan beri sürekli olarak gündeme getiriyoruz ve yetkililere bildiriyoruz.” dedi.

Sıfır Atık projesi uygulanmalı

Ülkeye girenlerin çöp olduğunu ispatladıklarını söyleyen Karaman, “Hatta bunlara tam olarak çöp de demeyelim gelen çöpler arasında tehlikeli atıklar da var. Tarım arazilerine dökülen zehirli ilaç kutuları bu tehlikeli atıklardan sadece bir tanesi. Bu kutuların kesinlikle doğaya karışmaması lazım ancak ambalaj atığı olarak ülkeye giriş yapılıyor, görmemezlikten geliniyor. İç piyasada insanlara neredeyse yaşama şansı kalmadı. Artık insanlar topladığı atığı dörtte bir fiyatına satmak zorunda. Böyle giderse ülkemizdeki atıkları kimse toplamayacak, toplama gereği duymayacak. Çünkü atıkların herhangi bir maddi değeri kalmıyor. Hükümetin buna fırsat vermemesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.

Kaynak: ticarihayat.com.tr